Yaprak Dökümü’nü okuyanlar bilir. Ali Rıza Bey kötü bir adam değildir, hatta evin en iyi niyetlisidir. Ama her seferinde huzur bozulmasın diye susar, “şimdi sırası değil” der, meseleyi bir sonrakine bırakır. Kitabın sonunda ev dağılmıştır ve ortada tek bir büyük hata yoktur. Sadece ertelenmiş bir sürü küçük karar vardır.
Bu yazı, aynı refleksin bir şirkette kaça mal olduğu üzerine. Elimde sekiz yıllık bir hosting fiyat artışı dökümü var. Rakamları geçen gün oturup hesapladım, açıkçası ben de şaşırdım.
Nasıl başladı
2019 yılıydı. Bir aile dostumuz kötü bir deneyim yaşamış, bizden küçük bir yardım istedi. Baktık ki ortada dağınık bir tablo var. Domainler ve hostingler üç ayrı firmaya yayılmış, kimin neye eriştiği belli değil.
İlk yaptığımız iş teknik bile değildi. Hesapların sahipliğini devraldık. Firmalar aynı kaldı, sadece kontrol bize geçti. O gün acil olan tek şey buydu ve halloldu.
Bu arada şunu da söyleyeyim, kendisi her yıl mutlaka yeni bir domain fikriyle gelir. O fikir de dört beş yıl sonra hayata geçmek için adım atmaya başlar 🙂 Yani portföy hiç küçülmedi, hep büyüdü.
Sonra öncelikler araya girdi. Haklı önceliklerdi üstelik. Global pazarda tanınan bir marka ama içerideki ERP’yi değiştirmesi lazım, İtalya, Dubai ve Polonya’daki bayilerin de Türkiye’deki bu yeni sisteme entegre olması lazım. Dört ayrı ülke, dört ayrı çalışma biçimi. Her ülkeyi ayrı bir yıl olarak ele aldık, hepsini ortak bir ERP’de buluşturduk. Bu sene tamamlandı, çok şükür.
Tabii o dört yıl boyunca domain ve hosting hep “bir sonraki plan” oldu.
Her yenilemede aynı konuşma
Portföy küçük değil: 100’den fazla domain, 15 ayrı hosting hesabı.
Domain tarafını zaman içinde toparladık. Eskiden altı yedi ayrı firmaya dağılmış durumdaydı, hepsini tek yerden yönetebilmek için iki sağlayıcıya indirdik. Tek sağlayıcıya inemedik çünkü .eu ve .co.uk gibi uzantıların kendi kuralları var. Tercihimiz her zaman GoDaddy oldu.
Hosting tarafına ise dokunmadık. Bu arada sessiz sedasız başka bir şey oldu: bahsi geçen iki firma da 2020 ile 2022 arasında team.blue bünyesine katıldı. O zaman üzerinde durmamıştık, aklımızda bile değildi.
Her yenileme döneminde kendisini rahatsız ettik. Hem de bu işten kazandığımızın kat kat üstünde bir emekle, çünkü hepsi ayrı ayrı takip gerektiriyor. Her seferinde de aynı şeyi söyledik: bunları tek tek ödemek yerine bir bayi paketine geçelim, hepsi tek panelde toplansın, maliyet ciddi şekilde düşsün.
Biz maliyeti her zaman gözeten bir firmayız, o yüzden ısrar ettik. Ama ne firma yönetimini ne de birlikte çalıştıkları ajansı ikna edebildik. Cevap hep aynıydı:
“Aman çalışan sistemi bozmayalım.”
Bu cümleye itiraz etmek zordur. Kimsenin sistemi bozmak gibi bir niyeti yok. Ama işin doğrusu bu bir karar değil, kararı ertelemek. Ve ertelemenin faturası her yıl kesiliyor.
Ben de oturup o faturayı hesapladım.
Faturaya bakalım: sekiz yıllık hosting fiyat artışı
Tek bir paylaşımlı hosting paketinin ödeme geçmişi şöyle. Hesap 2017’den beri aynı sağlayıcıda duruyor, biz 2019’da devraldık. Sekiz yıl boyunca aynı paket, aynı kota, aynı hizmet. Hiçbir yükseltme yok.
Önce ham haliyle, sağlayıcının kendi panelinden:

Şimdi aynı rakamları o günkü kurlarla yan yana koyayım:
| Yıl | Ödenen | Yaklaşık USD/TRY | Dolar karşılığı |
|---|---|---|---|
| 2017 | 360 TL | 3,65 | 98,70 $ |
| 2018 | 501 TL | 6,30 | 79,56 $ |
| 2019 | 844 TL | 5,75 | 146,74 $ |
| 2020 | 756 TL | 7,75 | 97,55 $ |
| 2021 | 827 TL | 8,45 | 97,90 $ |
| 2022 | 1.801 TL | 18,60 | 96,82 $ |
| 2023 | 2.723 TL | 28,00 | 97,26 $ |
| 2024 | 3.765 TL | 34,20 | 110,10 $ |
| 2025 | 7.198 TL | 40,90 | 175,99 $ |
Soldaki kolona bakınca insanın ilk aklına gelen şey “e Türkiye’de enflasyon var” oluyor. Ben de önce öyle düşündüm ve konuyu kapatacaktım. Sonra merak edip her ödemeyi o günkü kurla dolara çevirdim.
Dört yıl boyunca 97 dolar
2020, 2021, 2022, 2023. Dört yıl üst üste hizmetin dolar karşılığı 97 dolar bandında çıkıyor.
Bu tesadüf olamaz. Paket dolar bazında sabit fiyatlanmış, TL faturasındaki artışın tamamı kurdan geliyormuş.
Burada firmanın hakkını teslim etmek lazım: 2020 ile 2023 arasındaki bütün TL zamları haklı. Türkiye’de faaliyet gösteren, maliyetlerinin önemli kısmı dövize bağlı bir hosting sağlayıcısı için zaten olması gereken davranış bu. Tartışacak bir şey yok.
Sonra çıpa koptu.
2024’te 110,10 dolar, 2025’te 175,99 dolar. Yani dört yıl boyunca dolar bazında kıpırdamayan bir fiyat, iki yılda dolar bazında %81 artmış.
Burada bir şey dikkatimi çekti. Sağlayıcının niyetini bilemem ama zamanlama ilginç. Yukarıda geçerken söylemiştim, iki firma da 2020 ile 2022 arasında team.blue bünyesine katılmıştı. Fiyat 2023’e kadar dolar bazında hiç kıpırdamadı, sonraki iki yılda %81 arttı. Satın alma sonrasında mevcut müşteri tabanından daha fazla getiri elde etme sürecinin klasik görüntüsü bu.
“Ama kur baskılanıyor” diyecekler
Bu itirazı ben de kendi kendime yaptım, haklı bir itiraz çünkü. Son iki yılda TL reel olarak değer kazandı. Dolarla ölçünce firmanın TL cinsinden artan maliyetlerini, personelini, kirasını, elektriğini görmezden gelmiş oluyorsunuz.
O yüzden ikinci bir ölçüm daha yaptım, bu sefer TÜİK’in TÜFE verileriyle.
| Dönem | Fiyat artışı | TÜFE | USD/TRY | Dolarla reel | TÜFE ile reel |
|---|---|---|---|---|---|
| 2020 > 2023 | 3,60 kat | 3,51 kat | 3,61 kat | %0 | +%3 |
| 2023 > 2025 | 2,64 kat | 1,88 kat | 1,46 kat | +%81 | +%41 |
| 2017 > 2025 | 19,98 kat | 10,38 kat | 11,21 kat | +%78 | +%92 |
İki şey çıkıyor buradan.
Birincisi, firmayı haklı çıkaran kısım her iki ölçüyle de duruyor. 2020 ile 2023 arasında reel artış sıfır. Yani bu bulgu dolar çıpasına bağlı değilmiş, enflasyon da aynı şeyi söylüyor.
İkincisi, anomali daralıyor ama kapanmıyor. %81 yerine %41. Gerçek rakam ikisinin ortasında bir yerde olmalı, çünkü bir hosting firmasının maliyeti ne tamamen TL ne de tamamen dolar. Donanım, NVMe diskler, transit bant genişliği, cPanel ve CloudLinux lisansları dövizle gidiyor; veri merkezi, elektrik, personel TL ile. Yarı yarıya alırsanız reel artış aşağı yukarı %60.
Hangisini seçerseniz seçin sonuç aynı yöne bakıyor, sadece büyüklüğü tartışılır.
Bir de şu var: “TÜİK zaten güvenilmez” diyen çıkacaktır. Gerçek enflasyon daha yüksekse firmanın TL maliyetleri de daha çok artmıştır, savunması güçlenir. Ama TÜFE bir hosting firmasının maliyet sepeti değil ki. Gıda, kira, ulaştırma ağırlıklı bir tüketici sepeti; sunucu donanımı ve yazılım lisansı için kötü bir ölçü. Bu sektörde dolarla bakmak keyfi bir tercih değil, doğru tercih.
İkinci hesapta tartışacak bir şey de kalmıyor
Aynı sağlayıcıda ikinci bir hesap daha var. Buraya kampanyalı fiyatla girmiştik. Faturası da şöyle:

Eylül 2025’te 529 TL. Eylül 2026 yenilemesi 3.820 TL.
Bir yılda 7,2 kat. Aynı dönemde yıllık enflasyon %31,5, kur artışı %18. Dolar bazında 12,93 dolardan 78,86 dolara çıkmış.
Buna “kampanya bitti” denemez bence. Kampanya fiyatıyla yenileme fiyatı arasında yedi kat varsa ortada indirim yoktur, iki ayrı fiyat listesi vardır. Yeni müşteriye kampanya, sekiz yıldır orada duran müşteriye liste fiyatı.
Açık açık söylemek gerekirse burada fiyatlanan şey hizmet değil, müşterinin taşınmayacağı varsayımı.
Ölçek vermek gerekirse, bugün Türkiye’de paylaşımlı hosting yıllığı 500 ile 2.500 TL arasında dolaşıyor. Aynı sağlayıcı kendi sitesinde paylaşımlı hosting’i aylık bir doların altından duyuruyor. Müşteri aynı kategorideki hizmet için yılda 176 dolar ödüyordu.
Peki ne değiştirdi
Yıllardır anlatamadığımız şeyi bir tablo değil, bir olay anlattı.
Uzun süredir dokunulmamış eski bir Joomla kurulumu, JavaScript üzerinden hack yedi.
Sonrası iki gün sürdü. Bütün hosting hesaplarını bayi paketine çektik, en baştan beri istediğimiz nameserver kontrolünü aldık, hepsini Cloudflare arkasına koyduk.
Biraz geç oldu ama bizim açımızdan güzel oldu. Yine de sekiz yılın hesabı ortada duruyor. Üstelik o hesap, güvenlik olayının maliyetini hiç saymadan bile kabarık.
Ali Rıza Bey’in hatası neydi
Kötü niyet değildi, beceriksizlik de değildi. Ali Rıza Bey her seferinde bugünün huzurunu yarının maliyetine tercih etti ve bu tercihin bir bedeli olduğunu hiçbir zaman rakama dökmedi. Hepsi bu.
Bizim işimizde de aynısı oluyor, sadece adı “çalışan sisteme dokunmayalım”.
Bu işten çıkardığım dört şey var:
Erteleme bir karar değil ama faturası bir karar kadar ağır. Üstelik o fatura her yıl, kimse fark etmeden, otomatik ödeme talimatıyla kesiliyor. Daha önce “Sonra sileriz” diye bir şey yok derken de aslında aynı şeyi anlatmaya çalışıyordum.
Her zam kötü değil. 2020 ile 2023 arasındaki artışlar tamamen haklıydı. Haklı olanı savunamıyorsanız haksız olanı da kimseye anlatamıyorsunuz.
Tedarikçi faturalarınıza tek para biriminden bakmayın. TL, yüksek enflasyonun altında her şeyi gizliyor. İki ayrı ölçüyle bakınca gizleyemiyor. Bu arada bu iş yarım saatlik bir Excel çalışması, uzmanlık falan gerektirmiyor.
Değişmeyen sistem güvenli sistem demek değil. Sadece dokunulmamış sistem demek. Aradaki farkı çoğu zaman bir güvenlik olayı öğretiyor, bizde de öyle oldu.
Not: Tutarlar müşterinin kendi fatura kayıtlarından. 2017 ile 2019 arası altı aylık faturalandığı için yıllık toplamları aldım, o üç yılın dolar karşılıkları sonraki yıllarla birebir kıyaslanamaz. Kurlar ilgili ayların yaklaşık ortalama USD/TRY değerleri. Enflasyon TÜİK TÜFE yıl sonu oranları. KDV’yi hesaba katmadım, fark kat mertebesinde olduğu için sonucu değiştirmiyor. Sağlayıcının adını yazmıyorum, çünkü mesele tek bir firma değil.